Tarihi askeri objeler, savaş tarihi araştırmacıları, müzeler ve üst düzey antika koleksiyonerleri için paha biçilemez parçalardır. Savaş meydanlarının tanığı olan kılıçlar, kamalar ve askeri teçhizatlar, dönemin demir işleme teknolojisini ve süsleme sanatlarını aynı anda bünyesinde barındırır. Bu alanda şüphesiz en çok talep gören eserlerin başında Osmanlı'ya özgü Yatağan kılıçları ve Kafkas kamaları gelmektedir.
Yatağan, 16. yüzyıldan 19. yüzyılın sonlarına kadar ağırlıklı olarak Yeniçeriler ve piyadeler tarafından kullanılan, Osmanlı'ya has eşsiz bir kılıç türüdür. Avrupa kılıçlarının aksine dışa değil, içe kavisli bir yapısı vardır ve ağırlık merkezi ucunda toplanmıştır. Bu sayede savurulduğunda muazzam bir kesme gücü üretir.
Bir Yatağan'ın değerini belirleyen temel ekspertiz kriterleri şunlardır:
Osmanlı coğrafyasında sıkça rastlanan bir diğer değerli silah grubu ise kamalar ve hançerlerdir. Özellikle Kafkas ve Dağıstan (Kubatça) yapımı kamalar, ince uzun namluları, derin kan olukları (oluklar esnekliği artırır ve ağırlığı azaltır) ve eşsiz savatlı (kara kalem) gümüş işçilikleriyle öne çıkar. Çerkes kamalarında, gümüş kın üzerinde yer alan yöresel motifler, altın yaldız detaylar ve usta damgaları ekspertiz sırasında titizlikle incelenir. Padişah fermanlı subay kılıçları, paşa meçleri (tören kılıçları) ve denizci kılıçları da nadir askeri antikalar arasındadır.
Bir kılıcın değeri, zamanın doğal izlerini (patina) taşımasına bağlıdır. Ekspertiz sırasında karşılaştığımız en büyük hata, kılıçların spiral taşı veya zımpara ile sonradan parlatılmaya çalışılmasıdır (taşlama). Bu işlem kılıcın üzerindeki usta yazılarını, altın kakmaları siler ve çeliğin formunu bozar. Taşlama görmüş bir antika kılıç, değerinin %80'ine kadarını kaybedebilir. Hafif pas veya kararmalar, kılıcın antika kimliğinin bir parçasıdır.
Aile yadigarı Yatağan kılıçlarınız, antika kamalarınız, piştov, tüfek ve askeri nişanlarınız için uzman silah ekspertiz ekibimizle hizmetinizdeyiz.